Şirket Değerlemesinde Pazar Değeri Nedir?
- Dilum Finance
- 3 Eki 2025
- 6 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 7 Kas 2025

Şirket değerleme süreci, bir işletmenin ekonomik gücünü, yatırım potansiyelini ve stratejik değerini ortaya koymak için yapılan en önemli analizlerden biridir. Ancak bu sürecin temelinde “pazar değeri” kavramı yer alır.
Pazar değeri, sadece gayrimenkuller veya finansal varlıklar için değil; aynı zamanda şirketlerin piyasa içindeki gerçek değerini belirlemek için de kritik öneme sahiptir.
Bir yatırımcı ya da yönetici için, “şirketim gerçekte ne kadar eder?” sorusunun cevabı, doğru tanımlanmış bir pazar değeri yaklaşımı ile bulunabilir.
Pazar Değeri Nedir?
Şirket değerleme bağlamında pazar değeri, bir şirketin bilgili ve gönüllü taraflar arasında, serbest piyasa koşullarında el değiştirmesi durumunda ortaya çıkabilecek en olası fiyatı ifade eder.
Kısaca, pazar değeri;
“Bir şirketin, ne satıcının zorunlu olduğu ne de alıcının özel avantaj sağladığı koşullarda, gerçekleşmesi muhtemel değerdir.”
Bu tanım, Uluslararası Değerleme Standartları’nda (UDS) yer alan ilkelere dayanır; ancak şirket değerlemelerinde çok daha geniş bir ekonomik ve stratejik çerçevede ele alınır.
Pazar Değerinin Şirket Değerlemesindeki Rolü
Bir şirketin pazar değeri, yalnızca bilanço rakamlarıyla değil; piyasa algısı, büyüme beklentisi, sektör trendleri ve yatırımcı davranışlarıyla şekillenir.
Doğru belirlenen pazar değeri:
Yatırımcıya adil bir alım-satım fiyatı sunar,
Finansal raporlamada şeffaflık sağlar,
Sermaye artırımı, birleşme veya halka arz gibi işlemlerde gerçekçi bir temel oluşturur.
Yanlış belirlenen pazar değeri ise şirketin olduğundan düşük ya da yüksek görünmesine yol açarak hem yatırımcı hem de yönetim açısından ciddi riskler doğurabilir.
Pazar Değerinin Temel Unsurları
Pazar değeri, yalnızca bir “rakam” değildir; birçok ekonomik ve davranışsal unsuru barındırır.
Aşağıda, şirket değerleme sürecinde pazar değerini belirleyen başlıca faktörleri açıklıyoruz:
1. Tahmini Değer: Gerçekleşmiş Fiyat Değil, Olası Fiyat
Pazar değeri, geçmişte yapılmış bir satışın fiyatını değil, mevcut piyasa koşullarında oluşması beklenen değeri temsil eder.
Bir yatırımcı veya alıcı, şirketin mevcut finansal performansını, nakit akış potansiyelini ve sektördeki rekabet gücünü dikkate alarak “makul bir fiyat” belirler.
2. Değerleme Tarihi İtibarıyla Değer
Pazar değeri her zaman belirli bir tarihe bağlıdır. Ekonomik kriz, faiz oranlarındaki değişim, sektör eğilimleri gibi faktörler zamanla şirket değerini etkiler. Bu nedenle, örneğin 2023 sonunda yapılan bir değerleme, 2025’in piyasa koşullarını yansıtmayabilir.
3. Bilgili ve Basiretli Taraflar Varsayımı
Pazar değerinin sağlıklı belirlenebilmesi için, alıcı ve satıcının her ikisi de şirketin mevcut durumu hakkında bilgi sahibi olmalı ve ticari akla uygun davranmalıdır. Yani, taraflar ne duygusal ne de zorlama altında karar vermelidir.
4. Zorlama Altında Olmayan İşlemler
Boşanma, iflas, vergi baskısı gibi zorlama unsurları altındaki satışlar pazar değeri kapsamında değerlendirilmez.
Şirket değerleme uzmanları, piyasa değerini hesap ederken yalnızca özgür irade ile yapılan işlemleri dikkate alır.
5. Muvazaasız (Gerçek) İşlem Varsayımı
Bağlı şirketler arası indirimli satışlar, sembolik bedelli hisse devirleri gibi işlemler muvazaalı sayılır. Pazar değeri analizi, taraflar arasında çıkar ilişkisi bulunmayan, rekabetçi koşullarda oluşan fiyatlara dayanır.
6. Uygun Pazarlama Süreci
Bir şirketin satışı veya değerlemesi yapılırken, pazarlama süresinin ve tanıtım koşullarının makul olması gerekir. Gerçek piyasa değeri, rekabetçi bir ortamda oluşacak fiyatı ifade eder; kapalı kapılar ardında yapılan özel anlaşmaları değil.
7. En İyi ve En Verimli Kullanım İlkesi
Bir varlık ya da işletme, yalnızca bugünkü haliyle değil; potansiyel kullanım senaryolarıyla da değerlendirilir. Örneğin, üretim tesisi olarak kullanılan bir şirket, uygun planlama ile teknoloji şirketine dönüştürülüp daha yüksek bir değer kazanabilir.
Şirket Değerlemesinde Pazar Değerini Etkileyen Yaklaşımlar
Bir şirketin pazar değeri, yatırımcılar, alıcılar ve finansal analistler için şirketin gerçek piyasa koşullarındaki karşılığını ifade eder. Bu değer, şirketin mevcut performansını, gelecekteki potansiyelini ve ekonomik koşulları birlikte değerlendirerek belirlenir. Pazar değeri genellikle üç temel değerleme yaklaşımı üzerinden hesaplanır: Pazar Yaklaşımı, Gelir Yaklaşımı ve Maliyet Yaklaşımı.
Aşağıda bu üç yaklaşımın detaylarını, kullanım alanlarını ve avantajlarını bulabilirsiniz.
1. Pazar Yaklaşımı (Karşılaştırılabilir Şirket Analizi)
Pazar yaklaşımı, benzer şirketlerin satış değerleri veya piyasa çarpanları kullanılarak hedef şirketin değerinin tahmin edilmesini sağlar. Bu yöntemde “benzerlik” kavramı; sektör, büyüklük, kârlılık, risk profili ve faaliyet alanı gibi unsurlar üzerinden tanımlanır.
Örnek: Aynı sektörde faaliyet gösteren benzer şirketlerin F/K (Fiyat/Kazanç), FD/FAVÖK (Firma Değeri/Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) veya PD/DD (Piyasa Değeri/Defter Değeri) oranları analiz edilerek hedef şirketin değeri tahmin edilir.
Avantajı: Gerçek piyasa verilerine dayandığı için, yatırımcı beklentilerini ve güncel piyasa koşullarını doğrudan yansıtır.
Kullanım Alanları:
Hisse satışı ve ortaklık girişimleri
Şirket birleşme ve devralmaları (M&A)
Piyasada benzer işlem örneklerinin bulunduğu durumları
2. Gelir Yaklaşımı (İndirgenmiş Nakit Akımı – DCF Analizi)
Gelir yaklaşımı, şirketin gelecekte yaratacağı nakit akışlarını bugünkü değere indirger. Bu yöntemin temel varsayımı, bir işletmenin değerinin gelecekte sağlayacağı gelirlerle belirleneceğidir. En yaygın uygulaması İndirgenmiş Nakit Akımı (DCF) analizidir.
Bu analizde:
Geleceğe yönelik gelir, gider ve yatırım tahminleri yapılır.
Uygun bir iskonto oranı (sermaye maliyeti) belirlenir.
Nakit akışları bugünkü değere indirgenir.
Avantajı: Şirketin gerçek finansal potansiyelini ve gelecekteki büyüme beklentilerini yansıtır. Özellikle hızlı büyüyen veya kâr potansiyeli yüksek şirketler için daha sağlıklı sonuçlar verir.
Kullanım Alanları:
Uzun vadeli yatırım kararları
Performans ölçümü ve stratejik planlama
Sermaye artırımı veya yatırımcı görüşmeleri
3. Maliyet Yaklaşımı (Varlık Esaslı Değerleme)
Maliyet yaklaşımı, bir şirketin varlıklarını bugünkü koşullarda yeniden oluşturmanın maliyetini temel alır. Diğer bir ifadeyle, işletmenin faaliyetlerini sıfırdan kurmak için gereken sermaye tutarı hesaplanır.
Bu yöntemde:
Maddi ve maddi olmayan varlıkların güncel değerleri belirlenir.
Borçlar ve yükümlülükler düşülerek net varlık değeri hesaplanır.
Avantajı: Gerçek ve somut varlıklar üzerinden ilerlediği için muhafazakâr ve güvenilir bir değerleme sunar. Ancak gelecekteki kazanç potansiyelini tam olarak yansıtmayabilir.
Kullanım Alanları:
Yeni kurulan veya gelir yaratmayan işletmeler
Sermaye artırımı ve yatırım planlaması
Finansal raporlamalarda varlık değerlerinin güncellenmesi
Şirket Değerlemesinde Pazar Değerini Etkileyen Faktörler
Bir şirketin pazar değeri;
Sektör büyüklüğü ve rekabet seviyesi,
Finansal performans (EBITDA, net kâr, nakit akışı),
Büyüme potansiyeli ve yönetim kalitesi,
Makroekonomik göstergeler (faiz, döviz, enflasyon)
gibi çok sayıda unsura bağlı olarak değişir.
Bu nedenle pazar değeri sabit değil, dinamik bir göstergedir.
Gerçekleşmiş Fiyat ile Pazar Değeri Arasındaki Fark
Gerçek satış fiyatı, belirli koşullarda oluşmuş bir rakamdır; pazar değeri ise o koşullardan bağımsız olarak adil piyasa fiyatını ifade eder.
Örneğin: Bir şirket, borçlarını kapatmak için hisselerini piyasa fiyatının %30 altında satabilir. Bu, gerçekleşmiş fiyattır; ancak pazar değeri çok daha yüksektir. Bu nedenle değerleme uzmanları, raporlarında gerçekleşmiş fiyatı değil, olması gereken fiyatı dikkate alır.
Pazar Değeri, Şirket Değerlemesinin Temelidir
Pazar değeri, şirket değerleme çalışmalarının en kritik bileşenidir.
Doğru belirlendiğinde:
Yatırım kararlarını güçlendirir,
Sermaye piyasası işlemlerinde güven sağlar,
Şirketin geleceğine dair objektif bir tablo sunar.
Ancak unutulmamalıdır ki, pazar değeri statik bir rakam değil, sürekli değişen piyasa dinamiklerine göre yeniden şekillenen canlı bir göstergedir.
Dolayısıyla, her değerleme çalışması güncel verilere, doğru yaklaşımlara ve profesyonel analizlere dayanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Pazar Değeri ile Gerçekleşmiş Satış Fiyatı aynı mıdır?
Hayır, genellikle aynı değildir.
Pazar değeri, belirli varsayımlar ve koşullar altında yapılan hesaplamaya dayalı tahmini bir değerdir. Buna karşın, gerçekleşmiş satış fiyatı gerçek bir alım-satım işleminde oluşmuş bedeldir. Bu iki kavram zaman zaman örtüşebilir, ancak çoğu zaman farklıdır.
Gerçek satış fiyatı, tarafların özel durumları, pazarlama süresi, finansal baskılar veya özel anlaşmalar gibi nedenlerle, pazar değerinin altında veya üstünde olabilir.
Örnek 1: Bir mülk sahibi acil nakit ihtiyacından dolayı evini piyasa fiyatının %20 altında satabilir. Bu, gerçekleşmiş satış fiyatıdır; ancak pazar değeri daha yüksektir.
Örnek 2: Taraflar arasında özel bir ilişki varsa (örneğin, baba-oğul arasında satış), bu işlemdeki fiyat, gerçek pazar koşullarını yansıtmayabilir. Yani satış fiyatı = pazar değeri olmayabilir.
Sonuç olarak: Pazar değeri, ideal piyasa koşulları altında oluşacak tahmini fiyattır; gerçekleşmiş satış fiyatı ise gerçek koşulların sonucudur. Değerleme uzmanları, analizlerinde çoğunlukla pazar değerini temel alır.
Pazar Değeri değişir mi?
Evet, pazar değeri sabit değildir ve zamanla değişebilir. Piyasa koşulları, ekonomik göstergeler, faiz oranları, arz-talep dengesi, yerel gelişmeler ve hatta sosyal eğilimler gibi birçok faktör pazar değerini etkileyebilir.
Örnek: 2022 yılında faiz oranları düşüktü ve konut talebi yüksekti. Aynı evin pazar değeri 2,5 milyon TL iken, 2023’te artan faiz oranları ve düşen talep nedeniyle 2 milyon TL'ye kadar gerileyebilir.
Pazar değeri, “değerleme tarihi itibarıyla” geçerli olan bir değerdir. Bu yüzden geçmişte yapılan bir değerleme, bugünkü piyasa koşullarında geçerli olmayabilir.
Sonuç olarak: Pazar değeri dinamik bir kavramdır. Değerleme her zaman güncel piyasa koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu yüzden resmi kurumlar, değerleme raporlarının belirli bir süre sonra geçerliliğini yitirdiğini kabul eder.
Pazar Değeri belirlenirken nelere dikkat edilir?
Pazar değeri belirlenirken, yalnızca sayısal veriler değil, piyasa koşulları ve işlem koşulları da dikkate alınır. UDS (Uluslararası Değerleme Standartları) doğrultusunda aşağıdaki unsurlar analiz edilmelidir:
Pazardan Türetilmiş Veriler: Değerlemede kullanılan emsal satışlar, kira verileri ve yatırım getiri oranları gibi bilgiler gerçek pazardan alınmış olmalıdır. Bilgiler güncel, güvenilir ve karşılaştırılabilir nitelikte olmalıdır.
Uygun Pazarlama Faaliyetleri: Varlığın değeri, onun makul bir pazarlama süreci ile satışa sunulduğu varsayımı ile belirlenir. Bu, değerlemenin kısa süreli, gizli ya da baskı altında yapılan satışlara göre değil, şeffaf ve rekabetçi koşullarda oluşacak olası satış fiyatına göre yapılmasını gerektirir.
İstekli Alıcı ve Satıcı Varlığı: Pazar değeri, zorlama altında olmayan, bilgili ve makul hareket eden tarafların olduğu varsayımsal bir işlem üzerinden hesaplanır. Taraflardan biri işlem yapmak zorunda kalmışsa (örneğin haciz durumu), bu pazar değeri kapsamında değerlendirilmez.
Muvazaasız İşlem Koşulu: Pazar değeri, alıcı ve satıcının arasında özel bir ilişki bulunmayan (akraba, ortak, grup şirketleri gibi) taraflar arasında gerçekleşecek bir işlem varsayımı üzerine kurulur.
Bilgili ve Basiretli Taraflar: Alıcı ve satıcının, varlığın fiziksel, ekonomik, hukuki özellikleri hakkında bilgi sahibi olduğu ve bu bilgileri ticari olarak en doğru kararı verecek şekilde kullandıkları kabul edilir.
Örnek: Bir sanayi arsasının değerlemesinde; arsanın mevcut kullanım hakkı, çevresindeki emsal satışlar, imar durumu, altyapı imkanları ve hatta bölgedeki ekonomik eğilimler birlikte analiz edilmelidir. Ayrıca, arsa sadece bugünkü değil, “en iyi ve en verimli kullanım” potansiyeli dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak: Pazar değeri hesaplaması basit bir emsal karşılaştırması değil, birçok faktörü bütüncül şekilde değerlendiren analitik bir süreçtir.



