
İhale Değerleme
İhale ve müşteri sözleşmesi değerlemesi, şirketlerin sahip olduğu uzun vadeli iş anlaşmaları ve ihalelerden doğan ekonomik hakların finansal açıdan analiz edilerek değerinin belirlenmesini amaçlayan stratejik bir süreçtir. Uluslararası Değerleme Standartları (UDS) Madde 210 kapsamında bu sözleşmeler, ayrı tanımlanabilir maddi olmayan varlıklar olarak değerlendirilmekte; gelir üretme potansiyelleri, sözleşme koşulları, pazar avantajları ve süreleri dikkate alınarak gelir yaklaşımı, pazar yaklaşımı veya maliyet yaklaşımı gibi yöntemlerle değerlenmektedir. Bu değerleme; birleşme ve satın alma, finansal raporlama, yatırım planlaması ve şirketin bilanço yönetimi açısından büyük önem taşır.
Dilum olarak, ihaleye dayalı sözleşmeleriniz ve müşteri anlaşmalarınızı, teknik ve finansal tüm yönleriyle analiz ediyor; UDS 210’a uygun profesyonel değerleme hizmeti sunuyoruz.
İhale ve Müşteri Sözleşmesi Değerlemesi Nedir?
Maddi olmayan duran varlıkların değerlemesi, şirketlerin finansal analizlerinde ve birleşme-devralma süreçlerinde kritik rol oynar. Bu kapsamda ihale hakları ve müşteri sözleşmeleri, işletmelere ekonomik fayda sağlayan ve ayrı tanımlanabilir maddi olmayan varlıklar olarak kabul edilir. Uluslararası Değerleme Standartları (UDS) madde 210, bu tür varlıkların nasıl tanımlanacağı ve nasıl değerlemeye tabi tutulacağına dair temel ilkeleri belirlemektedir.
Uluslararası Değerleme Standartları madde 210’a Göre Maddi Olmayan Varlıkların Tanımı ve Kapsamı
UDS 210 "Maddi Olmayan Varlıklar" başlığı altında, özellikle müşteri ilişkileri, müşteri listeleri, müşteri sözleşmeleri ve devam eden müşteri siparişlerinin değerlemesiyle ilgili detaylar yer almaktadır.
20.3 nolu bölümde “Müşterilerle ilgili maddi olmayan varlıklar müşteri listelerini, birikmiş/devam eden müşteri siparişleri (“backlog”), müşteri sözleşmelerini ve sözleşmeye dayanan ve dayanmayan müşteri ilişkilerini içerir.” ifadesi yer almaktadır. Bu ifade doğrultusunda, ihale yoluyla elde edilen ve gelir üretme potansiyeline sahip sözleşmeler, ayrı ayrı tanımlanabilir ve değerlenebilir maddi olmayan varlıklar olarak kabul edilir.
20.5 nolu bölümde “Özellikle maddi olmayan bir varlığın değerlemesinde, değerlemeyi gerçekleştirenin neyin değerlenmesi gerektiğini ve değerlemenin amacını tam olarak anlaması gerekir.” ibaresi vardır.
Bu çerçevede; müşteri verileri, yürürlükteki müşteri sözleşmeleri ve gelecekteki müşteri ilişkileri birbirinden farklı ekonomik değerler taşıyabilir.
Dolayısıyla, bir ihale sözleşmesinin değerlemesi yapılırken:
-
Sözleşmenin süresi ve koşulları,
-
Sözleşmeden doğacak gelir akımları,
-
Alternatif fırsat maliyetleri,
-
Pazar koşulları ve rekabet avantajları
gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
İhale ve Müşteri Sözleşmelerinin UDS 210 Kapsamında Değerlenmesi
Uluslararası Değerleme Standartları, ihale sonucu elde edilen müşteri sözleşmelerinin işletme için gelecekte ekonomik fayda sağlayacak, ayrı tanımlanabilir maddi olmayan varlıklar olduğunu kabul eder. Bu tür sözleşmelerin değerlemesi, genellikle aşağıdaki yöntemlerden biriyle yapılır:
-
Gelir Yaklaşımı (Discounted Cash Flow – DCF),
-
Pazar Yaklaşımı,
-
Maliyet Yaklaşımı
Ancak uygulamada en yaygın kullanılan yöntem, sözleşmeye bağlı gelir akımlarının bugünkü değere indirgenmesi ile yapılan gelir yaklaşımıdır. Bu yöntem, sözleşme süresi boyunca tahmini nakit akışlarının belirlenmesini ve uygun bir iskonto oranı ile bugünkü değere indirgenmesini içerir.
İhale ve müşteri sözleşmeleri, Uluslararası Değerleme Standartları’nın 210. maddesi kapsamında açıkça maddi olmayan varlıklar arasında sayılmış ve değerleme usulleri belirlenmiştir. İşletmelerin bu varlıkları değerlemesi, hem finansal raporlama hem de yatırım kararları açısından büyük önem taşımaktadır. UDS 210’a uygun olarak yapılan değerlemeler, şeffaflık, güvenilirlik ve kıyaslanabilirlik açısından uluslararası standartlara uygun sonuçlar doğurur.
